GELİN MUHABBET EDELİM TAŞLARIMIZI DÖKELİM GÜL ALALIM GÜL VERELİM BU ÇARŞIDA GÜL SATALIM
28 Şubat'ın yıldönümünde irticai fişler ele geçirildi (Mizah)“Bin yıl” sürmesi istenen 28 Şubat'ın ne kadar haklı bir darbe olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Ankara Bağlum'da gizli bir Kur'an Kursu'nda yapılan aramada okula gönderilmeyen çocuklar ve onlara verilen alternatif eğitim sırasında öğretilen irticai okuma fişleri ele geçirildi.
Habervaktim Araştırma Ve Karıştırma Servisinden Sıtkı Sıyrıldı, jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonda ele geçirilen ve okuyanları hayrete düşüren fişleri şöyle sıraladı;
İnsanlar vardır.Kendisini uyanmış aydınlanmış zannederler.Halbuki bir merkeplikten başka bir merkepliğe koşmuşlardır da farkında değillerdir.
Bir partinin bir milletvekili demiş ki : Efendim eski eşimle 15 yıldır anlaşamıyorduk.Danışmanın hanımefendiyle birbirimizi seviyorduk , evlendik. Yesinler sizin sevginizi .
(Terör korkusuyla dükkan kapatanlara ithafımdır)
Dikkat dikkat! Laik kan aranıyor!
Nê Nê
Deniz Feneri'nde Flaş İtiraflar
Ramazan ayları geldi mi gelecek oldu mu bir bayram havası eser içimizde.Tatlı bir telaş alır içimizi bir güzellik doldurur çevremizi. Bizde bu sevinç bu sürur başlarken bazılarında da bir çalışma (! ) aşkı ortaya çıkmaya başlar.Bu ramazanda bu müslümanlara ne kadar kötülük yapabiliriz.Ne kadar onları psikolojik baskı altında tutabiliriz hesabı yapmaya başlarlar.Sadece hesap yapmakla kalsalar iyi.Bütün güçlerini kuşanır sağdan soldan aşağıdan yukarıdan müslümanların orucunu zehir etmek için çalışırlar. Sanki kendileri gibi putlara tapmak daha iyiymiş gibi sanki üç tane birin toplamı bir ediyormuş demek daha doğruymuş gibi her tür safsatalarını ortaya dökerler.Böylece milletin hoşluk vecd içinde geçen günlerini zehir ederler, etmeye çalışırlar.Onlara niye oruç tutmuyorsun diyen olmaz.Onlar burda niye oruç tutuluyor demeye oruç tutanları rahatsız etmeye devam ederler.Oruç tutanları güçlerini yettiği yerde döverler, bıçaklarlar.Sonra da bakın oruç tutmuyoruz diye bize neler yapıyorlar şeklinde ortalığı velveleye vermeye çalışırlar.Zaten islamı sevmemelerinin bir sebebi de yalanı yasaklaması değil midir ? Bunlara karşı diyorum ki :
Raverde nımaz bıkımı
roje tepışımı
şımı comiyo
raverde raverde
TEYNA Ti teynare Dûnyé bekararo Ridayişe şàri ziraro Sera şiyayiş u vera omeyiş Yeweri pawayiş Çila ruhi boş veşnayiş Ne kes yeno ne zeri kefra ve$ena Dari bermena vilikaci wiyena Adir pereno per remeno Be evedi kes to nezónò Qef şino awq monena Ti pawene hakk u rahmi Miyonede tore varene zehmi Dersi açarnene fehmi
LEJU KIJYA
Gecelerimizi kuşatan sırlı ayetler; AYET-EL KÜRSİ
DEMİREL'E PROTESTO VE POSTAL ŞOKU! 5/28/2008 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kürsüye çıktığında az kalsın kafasına postal yiyecekti!
EĞER DOĞRUYSA BİRİLERİ ŞOK OLUR 5/16/2008 Voleybol Milli Takımımızın yıldız oyuncusu Aysun Özbek'in tesettüre girerek kapandığı iddia edildi.
Mekke'nin dünyanın merkezi olduğu ispatlandıJeoloji ve İslam Hukuku konusunda uzman Müslüman ilim adamları, önceki gün Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen "Dünyanın Merkezi Mekke" adlı konferansta bir araya geldi. İlim adamları, dünya saat ayarlamasında ölçü alınan ve Greenwich olarak bilinen saat dilimi yerine Mekke saat diliminin ölçü olarak alınmasını talep etti. Bilindiği gibi Mekke-i Mükerreme'nin dünyanın merkezi olduğunu savunan teori yakın zamanda yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştı.Katılımcılar, Greenwich saati (GMT = Greenwich Mean Time) yerine Mekke saatinin esas alınarak ortak İslami bir saat diliminin oluşturulması çağrısında bulundu. Çünkü Mekke saati dünyanın her yerinden kıble yönünü belirliyor, akrepleri klasik saatlerin aksine Kâbe-i Şerif etrafında yapılan tavaf hareketleri gibi soldan sağa doğru dönmektedir.Bir gün süren konferansa Prof. Dr. Yusuf el-Karadavi'nin yanı sıra Kur'an ve Sünnetin bilimsel mucizeliği üzerine yaptığı araştırmalarıyla tanınan, İngiltere Galler Üniversitesi'nde jeoloji dersleri veren Mısırlı bilim adamı Prof. Dr. Zağlul en-Naccar, Mekke saatinin mucidi Mühendis Yasin eş-Şuk gibi konusunda uzman birçok ilim adamı katıldı.El Karadavi, İslam Hukuku, geometri, astronomi ve hukuk alanında uzman kişilerin Mekke'nin neden dünyanın merkezi seçildiği ve Allah'ü Teala'nın Beytü'l Haramı neden Müslümanlara kıble olarak tayin ettiğine dair yürüttükleri çaba ve araştırmalara ilişkin takdirlerini ifade etti.Aynı zamanda Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanlığını da yürüten Yusuf el-Karadavi " Müslümanların kıblesinin muazzamlığını pekiştirmek için yapılan bilimsel araştırma ve ulaşılan neticeleri takdirle karşılıyoruz" dedi. El Karadavi "Mekke'nin Dünyanın merkezini oluşturduğu teorisinin ispatlanması İslami kimliğin pekiştirilmesi ve tespit edilmesidir, ayrıca Müslümanın diniyle, ümmetiyle ve medeniyetiyle gurur duygusunu pekiştirecektir" diye konuştu."Diğer din ve medeniyetlerin aksine İslam'da din ile bilim arasında bir çatışma yoktur" diyen el-Karadavi bununla ilgili Kur'an-ı Kerim'den Yüce Allah'ın (cc) şu buyruklarını kanıt olarak gösterdi: "De ki; Eğer doğru söylüyorsanız kesin delilinizi getirin", "Eğer doğru söylüyorsanız bana ilme dayalı bir biçimde haber verin", "Yanınızda bize çıkaracağınız bir ilminiz var mı?".DÜNYANIN MERKEZİ MEKKEÖte yandan Prof. Dr. Zağlul en-Neccar, "Mekke'nin dünyanın tam merkezinde yer aldığını artık bilimsel ispattan sonra şek götürmez bir gerçektir" dedi. Neccar, bunun delilinin de Prof. Dr. Hüseyin Kemaleddin'in dünyanın başlıca şehirlerinden kıble yönünü belirlemeye çalışırken Mekke-i Mükerreme'nin yerküreyi oluşturan yedi kıtanın hepsinin etrafından geçen bir dairenin tam ortasında yer aldığını ispatlamasını gösterdi.En Neccar Mekke-i Mükerreme'yle aynı meridyen çizgisi üzerinde yer alan yerler pusulada manyetik iğnenin belirlediği manyetik kuzeyle kutup yıldızının belirlediği gerçek kuzeyle uyumlu olduğunu söyledi.Ünlü jeolog "Mekke-i Mükkereme'nin meridyen çizgisinde her hangi manyetik bir sapma bulunmamakta. Hâlbuki aralarında Greenwich'in de bulunduğu diğer tüm meridyen çizgilerinde manyetik bir sapma var. Hatta Greenwich meridyeninde batı yönünde 5.8 derecelik manyetik bir sapma olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır" dedi.En Neccar İngilizlerin, gölgesi ve izleri halen sürmekte olan Britanya Sömürgeciliği döneminde Greenwich meridyenini bir saat ölçüsü olarak dünyaya zorla dayattığına işaret etti.RAKAMLARLA MERKEZİ İSPATLADIBu arada, Kahire Üniversitesi'nde mimarlık dersleri veren, "Uluslararası Kur'an ve Sünnet'te Bilimsel Mucize Kurulu" üyesi Prof. Dr. Yahya Veziri konferansta sunduğu araştırmada bilgisayar yardımıyla dünyanın önde gelen şehirlerinden Mekke-i Mükerreme için çok hassas yön tayinleri yaparak farklı dünya kıtaları arasındaki mesafeye bakılırsa Mekke'nin tam ortada yer aldığı görüldüğünün rakamlarla ispatlandığını açıkladı.Mısır Hulvan'da bulunan Ulusal Astronomik ve Jeofizik Araştırmalar Enstitüsü Nükleer Patlamalar Merkezi Başkanı sismolog Prof. Dr. Ahmed Ali Bedevi ise deprem riski açısından Mekke'yle ilgili yaptığı araştırmada Mekke'nin kendine özgü jeolojik bir yapısı olduğunu ve ilahi bir koruma görevi gören sağlam sıradağlar içerisindeki eşsiz konumundan dolayı tarihte bu kutsal kentin depremlere maruz kaldığının çok nadir olduğunu söyledi.MEKKE SAATİNE RAĞBET ARTACAKKonferans esnasında Filistin asıllı Fransız vatandaşı Yasin eş-Şuk kendi icadı olan "Mekke saatini" katılımcılara tanıttı. Saat pratik olarak dünyanın merkezinin Mekke olduğunu ve Greenwich yerine Mekke'nin dünya saat ölçüsü olarak alınmasının daha doğru olacağını gösterdi. Araştırmacıya göre yeni saatin tasarımı Dünya Saat Merkezi olarak Mekke'nin dikkate alınmasına yardımcı oluyor.Eş Şuk "icat ettiği saatin dünyanın her yerinden kıbleyi tespit edebildiğini akreplerinin gezegenler ve diğer cisimlerin evrende güneş etrafında hareket ettiği ve insan vücudunda kan dolaşımının hareketi gibi solda sağa hareket ettiğini ifade etti.Eş Şuk dünyanın değişik yerlerinde ikamet eden ya da buralarda yolculuk eden Müslümanların bulundukları yerlerde kıbleyi tespit etmekte yaşadıkları zorlukları gördükten sonra söz konusu saati icat etmeye karar verdiğini belirtti. Bunun için dünyanın merkezinin Mekke olduğunu kabul eden eski âlimlerin görüşlerine başvurduğunu bu esnada en modern topografik haritalardan, fiziki haritalardan ve Mekke-i Mükerrem'in haritalarından yararlandığını söyledi.Öte yandan Suudi Arabistan Krallığı yeni saati Mekke-i Mükerreme'nin bir kulesine koymayı planladığını söyledi. Son bilimsel ispat ile birlikte Mekke Saati'nin dünya genelinde büyük rağbet göreceği belirtiliyor.TİMETURK
Ergenekon’un resmi dini! 4/22/2008 Vatan millet edebiyatı yapan, Ulusalcı söylemi olan Ergenekon terör örgütü hangi dine inanıyor? İşte çarpıcı bir iddia…
Kriz lobisi, soframıza el attı! 4/19/2008 Abdurrahman Dilipak
Siyasette ‘tek adam, tek isim, tek resim ve tek heykellilik’ten kurtulmak... 4/19/2008 Selahaddin Çakırgil
PKK'ya ABD yardımı 4/16/2008 Osman Öcalan: "Şu anda PKK ile ABD arasında güzel bir ilişki var. Askeri destek de söz konusu."
Nur Suresi 31. Ayeti Kerime;Bismillahirrahmanirrahim;"MUMİN KADINLARADA SÖYLE: GÖZLERİNİ (HARAMA BAKMAKTAN) KORUSUNLAR;NAMUS VE İFFETLERİNİ ESİRGESİNLER.GÖRÜNEN KISIMLARI MÜSTESNA OLMAK ÜZEREZİNETLERİNİ TESHİR ETMESİNLERBASÖRTÜLERİNİ YAKALARININÜZERİNE(KADAR) SALSINLAR>>>Başörtüsü ALLAH (c.c) Emri Ve Müslüman Bayanın Kimliğidir..<<<<<>>>>Size Sesleniyorum Başörtüsü nü bir öcü gibi görerek Bu yasağın devam etmesini isteyen ve bu yasağa destek verenler....Aklınızı başınıza alın...Bu ot kafalı zihniyetten vazgeçin....ALLAH (c.c) Kuran-ı Keriminde Emrettiği bişeye sizler bir beşer olarak nasıl karşı gelebilirsiniz....Ve Siz ot kafalalılar edeb,haysiyet ve şereften nasibini alamamış insanlar artık aklını başınıza devşirin....<<<<<<<<<<<<<<<Yarabbi;Gözünü bacılarımızın başörtülerine diken ahlaksızlara biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ama biz aciz bir kuluz Allahım.Yarabbi Sen bu davamızda bu haklı savaşımızda bizlere güç ver.Türlü türlü eziyetlere işkencelere maruz kalıp hala senin emrinde vazgeçmeyip başörtüsünü takan bacılarımız sabır ihsan eyle yarabbi.Yarabbi şüphesiz ki sen herşeyin en iyisini bilensin.Bizlerden yardımını,merhametini,Şefkatini esirgeme Allahım...AMİN....
Taraf gazetesi genel yayın yönetmeni Ahmet Altan, AKP'ye kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurahman Yalçınkaya üzerinden AKP karşıtlarına yüklendi. Kapatma davasında 'büyük tezgah' olduğunu iddia eden Altan, "Demokrasi yanlıları derhal Ergenekon çetesinin dışarıda kalanlarını tutuklayacaktır." diyerek AKP karşıtlarını hedef gösterdi. "Önümüzdeki bir iki hafta içinde "korkunç" bir olayla karşılaşacağız" diyen Altan'ın bu sözlerle neyi kasdettiği anlaşılamadı. İŞTE TARTIŞMA YARATACAK O YAZI "Bizim hukukçuların hukukla da, bu ülkenin halkıyla da ilişkilerini kestiklerini artık herkes biliyor. Yargıtay Başkanı'nın mafyayla ilişkilerinin ortaya çıkmasından, Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararından, Danıştay Başsavcısı'nın darbeyi öven konuşmalarından, Yargıtay Başsavcısı'nın iddianame diye ortaya koyduğu tuhaflıktan sonra kimsenin "Türkiye'de gerçek bir hukuk sisteminin varlığına" inandığını sanmıyorum. Ben buna inanana rastlamadım. Hukukçularımız bunun böyle olmadığını düşünüyorlarsa, kendilerine açık kimlikleriyle Anadolu'da bir tur atmalarını tavsiye ederim. Bakalım nasıl bir hüsnü kabul görecekler? Artık biliyoruz ki hukukçularımızın bu yaptıklarının hukukla alakası yok. Peki, neyle alakası var? Bütün dünyanın "gülünç" diye nitelediği bu son iddianame hukukla alakalı değilse, neyle alakalı? Bu başsavcı, ülkeyi altüst eden hukuk dışı bir saçmalığa tek başına mı girişti? Ben doğrusu tek başına olmadığından kuşkulanıyorum. Devletin içinden birilerine danışarak bu işe giriştiyse hiç şaşmam. Ama, bu insanlar tümden kör olamazlar. AKP'nin kapatılması halinde, yapılacak ilk seçimde bu partinin yerine kurulacak partinin yüzde ellilerin çok üstünde bir oyla iktidara geleceğini onlar da görüyor olmalı. Herkesin gördüğünü onların görmediğini düşünmek yanlış olur. Onlar da bu gerçeğin farkındadır. O zaman, tek amaçları AKP'yi kapatmak olamaz. AKP kapandıktan sonra en aşağı beş yıllığına seçimleri erteletecek bir başka plan daha olması gerekiyor akıllarında. Böyle bir planları olmadan AKP'yi kapatmaya kalkmak gibi bir çılgınlığa kalkışmazlardı. İşte asıl endişe verici soru da bu: Seçimleri erteletmek için ne yapmayı planlıyorlar? Ve, bu planın ordu içinde bir uzantısı var mı? Eğer, böyle bir planları varsa, bunun anlamı açık. Önümüzdeki bir iki hafta içinde "korkunç" bir olayla karşılaşacağız demektir. Seçimleri erteletecek kadar "korkunç" bir şey. Bu, çok tedirgin edici bir ihtimal. Ama böylesi planın uygulanması için bu da yetmez. Türkiye, tek başına ayakta durma gücüne sahip değil. Mutlaka ekonomik ve siyasal bir dış desteğe ihtiyaç duyuyor. Avrupa ve Amerika çok net bir biçimde böyle bir plana destek vermeyeceklerini açıkladılar. Bu hazırlıkları yapanlar bunu da daha önceden kestirmiş olmalılar. O zaman ikinci soruyla karşılaşıyoruz. Böyle bir girişimi başarıya ulaştırabilmek için kimin kendilerine yandaşlık yapacağını düşünüyorlar? Bu soru da, bir zamanlar emekli generallerin televizyon televizyon dolaşıp anlattıkları o eski planı ve onların önerdiği yandaşı akla getiriyor: Rusya... Asker ve hukuk bürokrasisinin içinde, kendi gizli egemenliklerini sürdürebilmek için Türkiye'nin kampını değiştirmeyi göze alacak kadar kendini kaybetmiş birileri var mı? "Asla yoktur" diyemiyorum doğrusu. Eğer varsa... O zaman da önümüzdeki günlerde çok ciddi bir güç çekişmesine şahit olacağız demektir. Türkiye devletinin kadroları, Batı tarafından desteklenen demokrasi yandaşları ve Rusya'ya göz kırpan darbeciler olarak ikiye ayrıldıysa... Karşılıklı hamleler yapılacaktır. Darbeciler, Türkiye'yi yörüngesinden saptıracak kadar "korkunç" bir olay planlarken... Demokrasi yanlıları da derhal Ergenekon çetesinin dışarıda kalanlarını tutuklayacaktır. Belki ikisi birden olacak. Önümüzdeki günlerde bir şeyler yaşayacağız. Ama ne olursa olsun, Türkiye bir daha geri dönülmez biçimde değişecek. Başsavcının iddianamesi, Kemalist devletin bitimini ilan ediyor bence. Bu "darbeci" güçlerin bir türlü "uslu" durmaması, sürekli sorun yaratmaya uğraşması, darbe planları hazırlaması; Türkiye'yi Batı müttefiki olarak tutmak isteyen devlet kadrolarını da, istikrarlı bir Türkiye isteyen gelişmiş dünyayı da bence bu sefer alarma geçirdi. Devletin içindeki bu darbeci Kemalist güçlerle birlikte yaşanamayacağını, buna mutlaka hukuki bir çözüm bulunması gerektiğini sanırım herkes anladı. O hukuki çözüm de kısa vadede yürürlüğe girecektir. Darbeciler planlarına uygun olarak "o korkunç şeyi" yapsalar da, onu yapamadan yakalansalar da, Türkiye mutlaka demokrasi hamlelerine hız verip darbeci Kemalizmi devletten kazıyacaktır. Başsavcı, AKP'yi kapatayım derken Kemalizm'i kapattı bence. Dünyayı ve Türkiye'yi yok saymanın bedelini devletin içindeki bütün güçlerini kaybederek ödeyecekler. Bunu göreceksiniz. Şimdi yapılacak tek şey... Onların aklındaki "ikinci" adımı atmalarını önlemek için derhal tedbir almak... Ve, bir dönemin huzur içinde bitmesini sağlamaktır."
İŞTE 71 BASAMAKLI ŞEREF KÜRSÜSÜ3/16/2008 AKP'ye açılan davayla kimlere siyasi yasak isteniyor sorusu cevabını buldu! İşte herkesin merak ettiği siyasi yasak istenen 71 isim...İşte yasaklı olması istenen 71 isimYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AK Parti hakkında açılan kapatma davasının iddianamesinde aralarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın da olduğu 71 isim hakkında 5 yıl süreyle siyaset yasağı isteniyor. İşte o isimler...1-Recep Tayip Erdoğan2-Bülent Arınç3- Abdullah Gül4- Hüseyin Çelik5-Ömer Dinçer6- Fahri Keskin7-Burhan Kuzu8-Eyüp Fatsa9- Nihat Eri10-Eyüp Sanay11-Tayyar Altıkulaç12-Ömer Özyılmaz13-Sadullah Ergin14-Cavit Torun15-Asım Aykan16-İrfan Gündüz17-Mehmet Çiçek18-İdris Naim Şahin19-Binali Yıldırım20-Akif Gülle21-Hasan Kara22- Fehmi Hüsrev Kutlu23-Musa Uzunkaya24-Mehmet Aydın25-Güldal Akşit26-Ersönmez Yarbay27-Ahmet Faruk Ünsal28-Mehmet Elkatmış29- Abdullah Çalışkan30-Nihat Ergün31- Bülent Gedikli32- Egemen Bağış33- Resul Tosun34- Hayati Yazıcı35- Sadık Yakut36- Abdurrahman Kurt37- Muzaffer Külcü38-Selami Uzun39-Fatma Seniha Nükhet Hotar Göksel40-Dengir Mir Mehmet Fırat41-Mehmet Zafer Üskül42-Hüseyin Tuğcu43- Mehmet Cemal Öztaylan44-Hüsnü Tuna45- Fatma Şahin46- Muzaffer Gülyurt47- Muhyettin Aksak48-Bekir Bozdağ49-Nurettin Canikli50-Mustafa Elitaş51-Recep Akdağ52- Cevdet Erdöl53- Hüseyin Tanrıverdi54-Ayşe Böhürler55- Hasan Cüneyt ZAPSU56- Hasan BALAMAN57- Ali Uğurlu58- Kamil Ünal59- Mustafa Burna60- Ali Tekin61- Süleyman KALDIRIM52- Mustafa TARLACI63- Ayşe YÜREKLİTÜRK64- Ahmet GENÇ65-Mehmet Demirci66- Ahmet Misbah DEMİRCAN67-Hüseyin Turan68- İbrahim Karaosmanoğlu69-Alaaddin Yılmaz70-İbrahim HALICI71- Ahmet Şükrü KılıçAnayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti hakkındaki kapatma davasının iddianamesinde 71 kişi hakkında siyasi yasak talep edildiğini belirtirken “Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç’ı listenin başında gördüm” demişti.Anayasa Mahkemesi’nden çıkarken soruları yanıtlayan Kılıç, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, AKP’nin laikliğe aykırı fiilerinden dolayı odak olma suçundan kapatılması istemiyle dava açmıştır. İddianame 16.30’da geldiği için bugün (dün) bir işlem yapamadık. Pazartesi iddianame üyelerimize dağıtılacak ve süreç başlayacak” şeklinde konuşmuştu.
3/15/2008 En iyi ve sağlam yol, halkı kapatmaktır. Uzaydan halk getirmektir..... Bu ülkede yaşadığım için utanıyorum. Bu ülkede hukuk diye bir şey yok.... İşte kapatmaya tepkiler... Kültür Bakanı Ertuğrul Günay: Ülkenin iyiye gitmesini istemeyen çevreler, çok önemli yerlere sızmışİçeriden ve dışarıdan Türkiye'nin istikrarından rahatsızlık duyanlar var. Demokrasimiz bunu aşacaktır. Türkiye'nin istikrara ve kalkınmaya ihtiyacı var. Bu dava sadece AK Parti'ye karşı değil, Türkiye'ye karşı saygısızlıktır. AK Parti yaklaşık 7 ay önce halkın yaklaşık yüzde 50'sinden destek aldı. Türkiye 20'yi aşkın dönem boyunca istikrarlı bir kalkınma içinde. Her şey Türkiye'de iyiye gidildiğini göstermektedir. Türkiye'nin iyiye gitmesini istemeyen çevreler çok önemli yerlere sızmış. Hakk'a güveniyoruz, halka güveniyoruz, gerisi boş. Beklediğim bir şey değildi. Hukuku bu kadar çiğneyeceklerini düşünmüyordum. Ben kıdemli bir hukukçuyum, bu yapılanı üzüntüyle karşılıyorum. AK Parti Mersin Milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül: İstikrara zarar verir Bu davanın açılması Türkiye adına talihsizliktir. AK Parti demokratik bir şekilde iktidarı oluşturmuştur. Demokratikleşme yönünde adımlar atmıştır. Bu durum son derece anlamsızdır. Dava Türkiye'nin istikrarına zarar verecektir. Yargıçlar siyasal görüşlerini kapının önünde bırakmalıdır. Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar: Demokrasiyle bağdaşmazİktidar olan bir partinin kapatılması demokratik hukuk devleti ile bağdaşmaz. Parti kapatılarak hiçbir yere varılamaz. Demokrasilerde cezayı sadece halk verir. Eski bakan Hasan Celal Güzel: Hukuk yok; utanıyorum Bu ülkede yaşadığım için utanıyorum. Bu ülkede hukuk diye bir şey yok. Demokrasi diye bir şey yok. Millet iradesi ayaklar altında. Halka köpek muamelesi yapılıyor. DTP Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş: İdamla eşdeğer görüyorum Demokrasi tarihine talihsiz bir olay olarak geçecek. DTP'ye açılan dava gibi, 'ideolojik' amaçlarla açıldığını düşünüyorum. Demokrasilerde kapatma, idam cezasıyla eşdeğerdir. İdama karşıysanız, parti kapatmaya da karşı olmanız gerekir. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu: Türkiye'ye fayda getirmezPartilerin bir kısım beyanlara dayanarak kapatılması asla demokratik değildir. Bu Türkiye'ye hiçbir zaman fayda getirmedi. Partiler ancak terör ve şiddetin odağı olması ve bunu bir metot olarak benimsemesi durumunda kapatılabilmeli. [AYDINLARIN TEPKİLERİ] Prof. Dr. Ergun Özbudun: Uzaydan yeni halk getirsinler En iyi ve sağlam yol, halkı kapatmaktır. Uzaydan halk getirmektir. Bu gerekçelerin hiçbiri hiçbir demokratik devlette parti kapatma nedeni olmaz. Türkiye zaten yarı demokrasiye sahip devlet olarak görülüyor. Bundan sonra nasıl görüleceği malum. Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir kapatma kararı verebileceğini sanmıyorum. Prof. Dr. Toktamış Ateş: Böyle saçmalık olmaz Dava manasız. Böyle saçmalık olmaz. Bunun aksini düşünmek mümkün değil. Kapatma davasını gerektirecek bir şey yok. Prof. Dr. Mustafa Kamalak: Milleti kapatmaya çalışıyorlar Demokrasilerde meşruiyetin tek kaynağı milli iradedir. Bu kapatma davası milli iradeye kilit vurmak demektir. Türkiye'de hukuk çok belirsiz bir kavram. Neyin hukuka uygun, neyin hukuk dışı olduğunu baştan kestirmek mümkün değil. Milliyet Gazetesi yazarı Taha Akyol: Demokrasiye aykırı Dava, demokrasiye aykırıdır. Anayasa koyucu parti kapatmayı zorlaştırmıştır. Demokrasilerde anayasa koyucunun üzerinde bir makam yok. Şiddete başvurmuyorsa bir partiyi kapatmak çağa uymuyor. Milliyet Gazetesi yazarı Derya Sazak: Türkiye, bunları aşmalı Davayı demokratik bulmuyorum. Yüzde 47 oy almış bir iktidar partisinin kapatılmak istenmesi hukuki yönden değerlendirilebilir; ama demokratik açıdan sağlıklı değil. Siyasi partilerin kapatılması, müdahale dönemleri, ara dönemlerde veya postmodern dönemlerde olmuş. Türkiye, artık bu yöntemleri aşabilmeli. [İŞ DÜNYASININ TEPKİLERİ] Hüseyin Üzülmez (TOBB Başkan Yardımcısı): Ekonomi zarar görecek Halkın verdiği oylarla iktidar olan bir partinin önünün parti kapatma ile kesilmesi yanlış. Gelişmelerden ekonomi olumsuz etkilenecek. Bu tür hareketler, gelişen ekonomiye zarar verir. Türkiye'yi istikrarsızlığa götürür. İbrahim Kefeli (TÜSİAD üyesi): İş dünyası olumsuz etkilenecek Demokrasiye zarar veren bu girişime şiddetle karşı çıkıyorum. İstikrar bozulacak, büyüme duracak. Tekrar koalisyon dönemlerine geri dönmek ülkeye herhangi bir fayda sağlamaz. İş dünyası, bu süreçten olumsuz etkilenecek. Mehmet Kaya (Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı): İki kişiden birinin oyunu aldılar AK Parti, her iki kişiden birinin oyunu aldı. Meşruiyetini ispat etti. Bu tür partilerin kapatılması demokrasiye zarar verir; büyüme sürecini sekteye uğratır. Ömer Bolat (MÜSİAD Başkanı): İnanılmayacak kadar yanlış Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrar aradığı bir dönemde iktidar partisine kapatma davası açmak hukuk ve demokrasi açısından son derece yanlış bir tutum. İnanılmayacak kadar yanlış bir karar. Partileri vatandaşlar değerlendirir, vatandaşlar büyütür ya da kapatır. Bunun yolu da demokrasilerde seçimdir. Hazim Sesli (Türkiye Genç İşadamları Derneği Başkanı): Gelişmemizi engeller Böyle bir adım Türkiye'nin gelişmesini engeller. Türkiye demokratik bir ülke, ne olursa olsun bir partinin kapatılması düşünülemez. Kararı demokrasi ve ekonomik açıdan olumlu bulmuyorum. Türkiye'nin daha ileriye gitmesi gerekiyor. Demokrasinin geliştirilmesi gerekiyor. --------------------------------------------------------------------------------Savcı, kendini komik duruma düşürdü Ria Ruijten-Oomen (AP Türkiye Raportörü): Bu, tamamıyla delilik. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. İnanamıyorum. Hayatımda bir devlet savcısının yapmak istediklerini icra etmek için siyaseti kullandığına şahitlik etmedim. AK Parti demokratik yollarla seçilmiş, kanunları Meclis'in çoğunluğunun desteği ile çıkarmış bir parti. AK Parti'nin laiklik karşıtı bir kanun çıkardığına, bir faaliyette bulunduğuna şahitlik etmedim. Savcılar, bu tür davalarla kendilerini komik duruma düşürüyor. Bu dava, benim de raporumda işaret ettiğim gibi yargının acilen derinden ıslah edilmesi gerektiğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Graham Watson (AP'nin Liberal Demokrat Parti Başkanı): Çok tuhaf bir hadiseBu habere çok şaşırdım. Bu, Avrupa'da çok tuhaf bir hadise olarak algılanacaktır. Avrupa'da hiçbir savcı ılımlı, muhafazakar bir partiyi hele halktan kısa süre önce çok büyük bir vekalet aldıysa kapatmayı tahayyül dahi etmez. Başörtüsü konusunda son derece kısıtlı bir adım atan bir siyasi partiyi kapatamazsınız. Hannes Swoboda (AP üyesi, Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı): Şoke oldum, bu delilik Bu delilik. Tamamıyla şoke oldum. Bu, Türk insanının iradesine ve demokrasiye tamamen aykırı. AK Parti'nin nasıl olup da laiklik karşıtı faaliyetlerin merkezi olduğunu anlamış değilim. Bu, tamamen icat edilmiş bir bahane, hakikatle hiçbir irtibatı yok. Bu, açık şekilde Türk demokrasisinin hâlâ ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye acilen siyasi partiler kanununu tekrar ele almalı ve siyasi partilerin kapatılmasını neredeyse imkansız hale getirmeli. Jan Marinus Wiersma (AP üyesi, Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı): Türk yargısının tarafsız olmadığının göstergesi Siyasi hayatımda böyle bir şey görmedim. Bu, tamamıyla bir savcının siyasi bir müdahalesi. Avrupa için çok rahatsız edici bir haber ve çok tuhaf. AK Parti'nin gizli gündemi ya da Türkiye'yi İslamileştirdiği iddiası ile girmek büyük bir garabet. Ben AK Parti'nin böyle bir gündemi olduğunu hiçbir yerde görmedim, çıkardıkları kanunlarda bu tür bir iz yok. Başörtüsü konusu da bir sebep olamaz, zira bu yasağı MHP ile birlikte kaldırdılar. Bu olay Türk adaletinin hâlâ tarafsız olmadığını gösteriyor. Emine Bozkurt (AP üyesi-Kadın Hakları Raportörü): Avrupa'ya güven veren bir partiydi Türkiye'de halkın büyük bir kısmının oyunu alan ve Avrupa'ya güven veren bir partiye karşı birdenbire kapatma davası açılması çok tuhaf. Bu partiyi Türk halkı hükümet yaptı. Siyasi bir partiyi kapatmak için çok ağır suçlamalar olmalı ve bu ithamlar ispatlanmalı. Farklı fikirleri, programları olan partilerin sürekli kapatılması demokratik değil. Bu haber benim için de çok sürpriz olmadı, zira Türkiye'de maalesef siyasi partiler sürekli kapatılıyor. Cem Özdemir (AP üyesi): Devlet, kendisine başka bir halk seçsin Bu dava Türkiye'nin yüzde 50'sine "siz bu ülkenin bir parçası değilsiniz" mesajı vermektir. Devlet, kendisine başka bir halk seçsin. DTP'yi de eklerseniz halkın yarısından fazlası bir azınlık tarafından dışlanıyor. Avrupa'da yerleşik bir anlayış var: Parti yasakları demokrasilere yakışmıyor. Almanya'da Nazi partilerini bile yasaklamak zor. Bizim böyle bir müracaatımızı Alman mahkemeleri reddetti. Burada AK Parti'yi de eleştirmek istiyorum. AK Parti siyasi partilerle ilgili kanunu düzenlerken daha net tavır almalı ve parti yasaklamayı imkansız hale getirmeliydi. Türkiye, maalesef bir partiler mezarlığı. Joost Lagendijk (AP üyesi-Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı): Türkiye'nin, 21. yüzyıla uygun hakim ve savcılara ihtiyacı var Şok içerisindeyim. Böyle bir davayı ciddiye almakta zorlanıyorum. Bir hakim nasıl böyle bir sonuca ulaşabilir, anlayabilmiş değilim. Bu 21. yüzyıla uyum sağlayamayan eski bir zihniyeti temsil ediyor. Adalet kurumlarından böyle bir karar çıkması çok şaşırtıcı. Türkiye'nin acilen yeni bir hakimler, savcılar, hukukçular nesline ihtiyacı var. Bu her halükarda Türkiye için kötü haber. Türkiye'nin Avrupa'daki imajına darbe vuracak. Umuyorum ki, hakim hemen reddedecek davayı.
3/16/2008 AKP'ye açılan davayla kimlere siyasi yasak isteniyor sorusu cevabını buldu! İşte herkesin merak ettiği siyasi yasak istenen 71 isim...İşte yasaklı olması istenen 71 isimYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AK Parti hakkında açılan kapatma davasının iddianamesinde aralarında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın da olduğu 71 isim hakkında 5 yıl süreyle siyaset yasağı isteniyor. İşte o isimler...1-Recep Tayip Erdoğan2-Bülent Arınç3- Abdullah Gül4- Hüseyin Çelik5-Ömer Dinçer6- Fahri Keskin7-Burhan Kuzu8-Eyüp Fatsa9- Nihat Eri10-Eyüp Sanay11-Tayyar Altıkulaç12-Ömer Özyılmaz13-Sadullah Ergin14-Cavit Torun15-Asım Aykan16-İrfan Gündüz17-Mehmet Çiçek18-İdris Naim Şahin19-Binali Yıldırım20-Akif Gülle21-Hasan Kara22- Fehmi Hüsrev Kutlu23-Musa Uzunkaya24-Mehmet Aydın25-Güldal Akşit26-Ersönmez Yarbay27-Ahmet Faruk Ünsal28-Mehmet Elkatmış29- Abdullah Çalışkan30-Nihat Ergün31- Bülent Gedikli32- Egemen Bağış33- Resul Tosun34- Hayati Yazıcı35- Sadık Yakut36- Abdurrahman Kurt37- Muzaffer Külcü38-Selami Uzun39-Fatma Seniha Nükhet Hotar Göksel40-Dengir Mir Mehmet Fırat41-Mehmet Zafer Üskül42-Hüseyin Tuğcu43- Mehmet Cemal Öztaylan44-Hüsnü Tuna45- Fatma Şahin46- Muzaffer Gülyurt47- Muhyettin Aksak48-Bekir Bozdağ49-Nurettin Canikli50-Mustafa Elitaş51-Recep Akdağ52- Cevdet Erdöl53- Hüseyin Tanrıverdi54-Ayşe Böhürler55- Hasan Cüneyt ZAPSU56- Hasan BALAMAN57- Ali Uğurlu58- Kamil Ünal59- Mustafa Burna60- Ali Tekin61- Süleyman KALDIRIM52- Mustafa TARLACI63- Ayşe YÜREKLİTÜRK64- Ahmet GENÇ65-Mehmet Demirci66- Ahmet Misbah DEMİRCAN67-Hüseyin Turan68- İbrahim Karaosmanoğlu69-Alaaddin Yılmaz70-İbrahim HALICI71- Ahmet Şükrü KılıçAnayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AK Parti hakkındaki kapatma davasının iddianamesinde 71 kişi hakkında siyasi yasak talep edildiğini belirtirken “Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç’ı listenin başında gördüm” demişti.Anayasa Mahkemesi’nden çıkarken soruları yanıtlayan Kılıç, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, AKP’nin laikliğe aykırı fiilerinden dolayı odak olma suçundan kapatılması istemiyle dava açmıştır. İddianame 16.30’da geldiği için bugün (dün) bir işlem yapamadık. Pazartesi iddianame üyelerimize dağıtılacak ve süreç başlayacak” şeklinde konuşmuştu.